Büyük Memeliler İzleme Projesi

-
Aa
+
a
a
a

KuzeyDoğa Derneği'nin yürüttüğü ‘Büyük Memeliler İzleme Projesi’ kapsamında kurtların boyunlarına uydu vericisi takıldı.

Fotoğraf: KuzeyDoğa Derneği
Gezegenin Geleceği: 04 Mart 2024
 

Gezegenin Geleceği: 04 Mart 2024

podcast servisi: iTunes / RSS

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile KuzeyDoğa Derneği ekiplerinin ortak çalışmasıyla Sarıkamış'ta hayata geçirilen ‘Büyük Memeliler İzleme Projesi’ çalışmaları devam ediyor. Proje kapsamında arazide çalışma yapan ekipler, geçen sene ilkbaharda yakaladıkları bazı kurtların boyunlarına uydu vericisi taktı. Kurtları daha sonra doğaya bırakarak takibe alan ekipler, özellikle kış aylarında bu canlıların yaşam mücadelesi ve hareket alanlarıyla ilgili analiz yapıyor. Ekipler, son olarak Selim ilçesinde sinyal aldıkları ve drone’la görüntüledikleri ‘Levent’ isimli kurdun ayak izlerini inceledi. İlk başta bu kurdun tek başına gezdiğini düşünen ekipler, araştırmalar sonunda kurdun dört bireylik bir sürüde yer aldığını, sürünün kış aylarında tek sıra halinde ve aynı izde ilerlediğini belirledi.

Aras Kuş Cenneti'nde kuş halkalama ve araştırma çalışmaları devam ediyor

KuzeyDoğa Derneği'nin bir başka haberinde, 35 sezondur süren Aras Kuş Cenneti'nde kuş halkalama ve araştırma çalışmaları var. KuzeyDoğa Derneği'nin Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün izniyle Iğdır, Kars Kafkas, Utah ve Koç Üniversitelerinin destekleriyle yürüttüğü kuş araştırma çalışmaları 18 yıldır devam ediyor. Iğdır'ın Tuzluca ilçesine bağlı Yukarı Çıyrıklı Köyü'nde kurulan Aras Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi'nde yapılan çalışmalarda bugüne kadar 316 türden 170 binden fazla kuş halkalanıp verileri toplandı. Her yıl farklı ülkelerden ve farklı üniversitelerden gelen gönüllü ve öğrencilerin de ağırlandığı merkezde yapılan çalışmalar, kuşların göç zamanları, rotaları, beslenme ve üreme alanlarına dair önemli veriler sağlıyor.

Gediz Deltası’nda iki sondaj kuyusu açılması planlanıyor

İzmir kent çeperinde yer alan Gediz Deltası, barındırdığı biyoçeşitlilikle Akdeniz Havzası’ndaki en önemli sulak alanlardan biri. Özel bir şirket tarafından uluslararası önemi olan bu alanda jeotermal kaynak arama amaçlı iki sondaj kuyusu açılması planlanıyor. 2021’de Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlayan proje, Gediz Deltası’nda yer alması nedeniyle İzmir 2 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu tarafından engellenmişti. Şirketin bu kararın iptaline yönelik açtığı davanın olumlu sonuçlanmasıyla komisyonun görüşüne yeniden başvurularak olumlu kararı alındı. Projenin yeniden gündeme gelmesiyle 23 Ocak 2024 tarihinde ÇED kararı verildi. Proje, Deltadaki Doğal Sit Alanı sınırları içindeki Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı’nda ve Sulak Alan koruma sınırları içindeki Kontrollü Kullanım Bölgesi’nde yer alıyor. Ayrıca deltanın Ramsar alanı sınırları içinde kalan bölge üzerinde de etkisi olacağı öngörülüyor. Türkiye’deki 305 Önemli Doğa Alanı’ndan biri olan delta, aynı zamanda Türkiye’deki uluslararası öneme sahip Ramsar Alanı, doğal sit alanı, yaban hayatı geliştirme sahası ve sulak alan koruma bölgelerini içeriyor. Her yıl 18 - 20 bin çift flamingonun ürediği alan, flamingo dünya nüfusunun %10’una ev sahipliği yapıyor. Sondaj kuyularının açılacağı bölge, genç ve yetişkin flamingolar için beslenme alanı. Doğa Derneği’nin son yıllarda gerçekleştirdiği araştırma sonuçlarına göre, deltada yaşayan flamingoların yaklaşık %70’i proje sahasını da içeren deltanın güney kıyılarında besleniyor. Proje sahası Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa'nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (Bern) kapsamında Ek-2 kesin korunacak türler listesinde yer alan uzunbacak kuşunun yuvalama alanı ve doğal ortamında en yakından gözlenebildiği alanların başında geliyor. Ayrıca alanda, sarı kuyruksallayan, boğmaklı toygar, tepeli toygar ve yeşilbaş gibi kuş türleri de ürüyor. Mahmuzlu kızkuşu, küçük akbalıkçıl, büyük akbalıkçıl, flamingo ve incegagalı martı yıl boyunca alanda düzenli olarak görülen, beslenen ve dinlenen türler. Kış göçmeni olan yeşil düdükçün, küçük kumkuşu ve karakarınlı kumkuşu buradaki sığ sularda ve çamurlu yüzeylerde besin ihtiyacını karşılıyor. Projenin gerçekleşmesi halinde alanda üreyen ve beslenen kuşlar zarar görecek, yaşam alanları hızla yok olan pek çok kuş türünün yaşamı tehlikeye girecek. Yapılan iş akıl alır değil.

Türkiye'deki ikinci nükleer güç santralinin inşası Rosatom'a emanet edilecek

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu (Rosatom) Genel Müdürü Aleksey Lihaçev, Ankara’nın Türkiye'deki ikinci nükleer güç santralinin inşasını Rosatom'a emanet etmeye karar verdiğini duyurdu. Rusya’da parlamentonun alt kanadı Devlet Duması’nda konuşan Lihaçev, “Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni santral inşasının bize emanet edilmesi için siyasi karar alındığını açıkça dile getirdi,” ifadelerini kullanırken, yeni nükleer santral konusunda Türk tarafıyla çok aktif müzakereler gerçekleştiğinin altını çizdi. Rosatom Genel Müdürü açıklamasının devamında, ”Şimdi detaylar üzerinde çalışıyoruz. Büyük olasılıkla yeni inşaat sahası Sinop adını alacak,” diye konuştu. Moskova ve Minsk'in, Belarus'ta olası yeni nükleer üretim kapasitelerinin inşası konusunu da incelediğine dikkat çeken Lihaçev, ülkenin güneyinde iki üniteden oluşan bir nükleer enerji santrali inşa etme olasılığının değerlendirildiğini ve Rosatom'un bu projeye de katılmaya hazır olduğunu söyledi. Zaporojye Nükleer Güç Santali’nin (NGS) tahrip olan fiziksel korumasına da değinen Lihaçev, “Santralin Ukrayna ordusunun çekildiği sırada imha edilen fiziksel koruması yeniden sağlandı,” dedi ve şöyle devam etti, “Kullanılmış nükleer yakıt depolama tesisinin üzerinde özel koruyucu bir siper oluşturuldu, zira bu sahaya isabet eden mermiler büyük endişeye neden oluyordu,” dedi.